Gretna FC: Endüstriyel Futbolun Yeni Artığı

İskoçya’nın güneyinde İngiltere sınırına çok yakın 2700 nüfuslu Gretna kasabasının sakinleri, takımları Gretna FC’nin değil UEFA kupasına katılmasını, İskoç Premier Ligi’nde oynayabilmesini bile hayal edemiyordu. Gretnalıların hayallerini gerçekleştirme yolunda ilk adım, 2002 yılında, takımın İskoç Profesyonel ligine katılım başvurusunun kabul edilmesiyle atıldı. İkinci ve daha önemli adım ise bir yıl sonra İngiliz milyoner Brooks Mileson’un kulubü satın almasıyla gerçekleşiyordu. Bu tarihten sonra her şey çok hızlı oldu. Keza sona erişi de.

Gretna FC, 1946 yılında naif ve tipik bir kasaba takımı olarak kuruldu. Bir İskoç takımı olmasına rağmen, sınır kasabası olduğundan ve Birleşik Krallık içerisindeki esneklik sayesinde uzun yıllar boyunca İngiliz bölge liglerinde mücadele etti, bu liglerde bir kaç kez şampiyonluk kazanarak daha üst bölgesel liglerde oynama hakkı da kazandı. Ama takımın on yıllar boyunca en kayda değer başarısı 1992 ve 1993′te tüm liglere ait takımların katılabildiği İngiltere FA Cup’ta birinci turda oynama başarısı göstermesiydi, ki bu bir İskoç takımı için Glasgow Rangers’ın 1887′deki mücadelesinden beri bir ilkti. Bu başarıdan sonra artık kendi kümeslerinde ötmeleri vaktinin geldiğini düşünerek 1993 ve 1998′te İskoç ligine geçmek için başvuruda bulundular, ama her iki başvuru da ekonomik nedenlerden reddedildi. Gretna FC, 2002′de, artık 3. başvurusunda, o yıl iflas etmiş köklü Airdrieonians FC yerine lige alındı. Takım 3. ligdeki ilk senesinde 6., ikinci senesinde ise 3.oldu. 2003 yılında kendisi de uzun yıllardır futbolun içinde ve 70′e yakın amatör takımın destekçisi olan, İngiltere’nin en zenginlerinden medyatik isim Brooks Mileson tarafından satın alındıktan sonra ise Gretna FC’nin hızlı yükselişi başladı. 2004-2005 sezonunda 3. lig için rekor olan 98 puan ve 130 golle şampiyon oldular. 2005-2006 sezonunda bu sefer 2.ligde, en yakın rakiplerinin 18 puan önünde, şampiyonluğa ulaşıyorlardı. Ama Gretna’yı o sezon tüm İskoçya’ya tanıtan ve gözlerin takım üzerine çevrilmesini sağlayan başarı İskoçya Kupası’nda final oynamaları oldu. İskoç Premier Ligi takımlarından Hearts’la oynadıkları yürek burkan finali 1-1′in uzatmasında penaltılarla 4-2 kaybettiler ama bu arada tüm İskoçya ve İngiltere bu sıradışı takımın adını öğrenmişti. Finali kaybetmelerine rağmen Hearts’ın o sezon şampiyonlar ligine katılacak olması nedeniyle UEFA kupasına katılmaya hak kazandılar. İskoç tarihinde ilk defa bir 2.lig takımı Avrupa kupalarına katılma hakkını kazanıyordu. Gerçi UEFA’da aynı başarıyı gösteremediler. 2. ön eleme maçlarında İrlandalı Derry City F.C’ye 5-1 ve 2-2′lik sonuçlarla boyun eğerek elendiler. Diğer yandan 2006-2007 sezonunda ligde yükselişleri devam etti ve sezonun son maçında Ross County’yi uzatmalarda attıkları golle 3-2 yenerek şampiyon olurken 3 sezonda 3 lig aşarak Premier Lig’e yükselme başarısı göstermiş oluyorlardı.

Bu küçük kasabanın takımı artık İskoç Premier Ligi’ndeydi. Üstelik sadece 5 yılda, en alttan başlayarak. Sırada Premier Lig’de elde edilecek başarılar vardı, herkes Gretna’nın neler yapabileceğini merak ediyordu. Brooks Mileson’un bu projesi nereye kadar gidecekti, Rangers ve Celtic’e endeksli İskoç liginde yeni bir halka olabilecekler miydi? Cevap olumsuzdu. Gretna, Premier Lig’deki ilk yılında ligde tutunmaya çalıştı. Federasyonun Premier Lig’deki tüm takımlar için zorunlu tuttuğu stat restorasyon çalışmaları işleri daha da zorlaştırıyordu. Zira, eski küçük Raydale Park restore edilirken, Gretna maçlarını 100 kilometre uzaklıktaki Motherwell takımına ait Fir Park’ta oynamak zorunda kalıyordu. Yeterli maddi altyapısı bulunmayan takım maçlarını ortalama olarak 1200 kişiye oynarken sadece Brooks Mileson’ın desteğiyle ayakta durmaya çalışıyordu. Zaten az olan seyirci sayısı gittikçe düşmeye başlamıştı.

Premier ligdeki 2. yıllarında ise her şey tepetaklak gitti. Takım bir türlü toparlanamaz durumda ve son sıraya iyice yerleşmişken Şubat ayında Brooks Mileson’un ciddi hastalığı tüm dertlere tuz biber ekiyordu. Mileson beyin rahatsızlığından hastaneye kaldırılırken futbolcuların haftalık çeklerini imzalama yetkisi sadece kendisinde olduğundan masraflar ve futbolcular için ödenecek nakit para bulunamaz hale geliyordu. Taraftarlar durumu protesto ediyor ve 6 Mart tarihli Dundee United maçını sadece 501 biletli seyirci seyrediyordu. Son aşikardı: Menajer ve yardımcılarından sonra futbolcular birer birer kulüpten ayrılmaya başlamıştı. Mileson’un hastaneden çıktıktan sonra başkanlıktan çekilmesi tüm maddi kaynak umutlarını yok etmişti. Bunun sonucunda ise beklenen oldu ve İskoç futbol federasyonu takıma el koydu. Federasyonun ilk işi ceza olarak Gretna’nın bu sezon ligde 4 galibiyet ve 4 beraberlikle elde ettiği 16 puanın 10 puanını silmek ve takıma transfer ambargosu koymak olmuştu. Açıklanan toplam borç 1.5 milyon pound civarındaydı ve kulübün iflası her an açıklanabilirdi. Yönetimin idareye geçmesindeki esas amaç oluşan bu kaosun yatıştırılması ve Gretna’nın en azından sezon sonuna kadar olan maçlarının oynamasını sağlayacak finansal kaynakların bulunmasıydı. Takım oynadığı son 5 maçı da kaybetmiş, 5 Nisan tarihli Inverness Caledonian Thistle’a yenilirken yeni bir seyirci rekoru kırarak sadece 431 biletli seyircinin önüne çıkmıştı. Son sıradaki Gretna’nın zaten Premier Lig’de tutunma ihtimali yoktu, önümüzdeki sezon ise neler olacağı kestirilemez haldeydi.

Gretna’nın başına gelenler, ne İskoçya’da bir ilk, ne de dünyanın herhangi bir ülkesinde. Ne de son olacak. Zira, bu hızlı yükseliş ve hızlı iflas döngüsü endüstriyel futbolun sonuçlarından birisi. Şirketlerin ve işadamlarının futbol takımlarına olan ilgisi bu şekilde devam ettikçe de Gretna gibi örneklere şüphesiz daha sık rastlanacak. Türkiye’de Göztepe, İstanbulspor ve biraz da Vestel Manisaspor ve Etimesgut Şekerspor örneğinde olduğu gibi başarının medyatik isimlerle kısa dönemde gelecek şampiyonluklarda, yıldız futbolcu transferlerinde ve sponsorluklarla elde edilecek reklam gelirlerinin azamiye çekilmesinde aranması, buna karşılık hedeflenen başarının gelmemesine müteakip sağlanan finansal desteklerin geri çekilmesi sürecinin karşımıza çıkarttığı bir sonuç bu. Sadece ticari kaygılarla desteklenen takımların tepeteklak yuvarlanmasına yol açtıkça futbolun çirkinleşen yüzünü görmeye devam edeceğiz. Futbolun daha çok şehir/semt-amatör ruh-tesisleşme ekseninden uzaklaşıp sırf başarıya ve ticarete odaklı bir zihniyete dönüşmesi ise Gretna gibi endüstriyel futbolun yeni artıklarını getirecek. Kaybedenler ise hep seyirciler olacak.

Gretna, 130 yıllık mazisi olan Airdrieonians FC’nin yerine lige alınmıştı. Şimdi de Gretna’nın iflas etmesiyle nereye kadar düşebileceğini ve yeni hevesli işadamı ve şirketlerin tüccar zihniyeti ile hangi takımları palazlayıp piyasaya süreceğini ve sonra da yok edeceğini hep beraber göreceğiz.

(Express, Nisan 2008 )

Henüz yorum yok

Leave a reply